Etkileyici Bir Sinopsis Yazmanın 5 Püf Noktası

Sinopsis yazmanın püf noktaları

Kitabınızı yazdınız, tamamladınız. Onu herhangi bir yayınevine göndermeden önce yapmanız gereken en önemli şey, iyi bir sinopsis yazmaktır. Kitap dosyanızla birlikte göndereceğiniz sağlam bir sinopsis, kitabınızın onlarca dosya arasından sıyrılıp editörün masasını görmesine yardımcı olabilir.

Sinopsis Nedir?

Sinopsis, kitabın ayrıntılı özetidir. Fakat bunu kitabın arka kapağına reklam amacıyla konan konu yazısıyla karıştırmamak gerek. Sinopsis, kitap bloglarında ya da dergilerinde okuduğunuz kitap incelemesi de değildir. Çalışmanızın başlangıç, gelişme ve sonunu birkaç sayfada anlatan sade bir yazımdır sinopsis.

Sinopsis Neden Yazılmalı?

Çünkü yayınevleri her ay onlarca dosya alıyorlar ve her birini hakkıyla okuyup incelemek, çok büyük mesai ve iç gücü gerektirir. Sinopsis, yayıncının kitabın bütünlüğünü kısa yoldan görmesine yardımcı olur, değerlendirilmesini hızlandırır. Bazılarınız ‘Ben kitabımı birkaç sayfayla özetlemek istemem. Birkaç sayfayla anlatılacak kadar basit değil benim kitabım’ diyebilirsiniz. Bir kitabı birkaç sayfaya sığdırabilmek, kitabın basitliği ya da karmaşıklığıyla alakalı değil, yazarın kapasitesiyle ilgilidir kanaatimce. Kolaydır demiyorum sinopsis yazmak (ben şahsen çok zorlanır, her anından nefret ederim sinopsis yazmanın), ama eğer kitabınızın basılma şansını yükseltmek istiyorsanız, ‘benim kitabım anlatılmaz, yaşanır’ kafasından çıkmanız gerek.

Sinopsis Yazmanın Püf Noktaları

  1. Öncelikle, muhteşem bir sinopsis yazmanın tek bir formülü yok, onu belirtmem gerek. Ama herkesin ortak görüşte birleştiği bir konu varsa, o da iyi bir sinopsisin aceleye getirilmemesi gerektiğidir. Çoğu yayıncı ortalama 2-3 sayfalık bir özeti tercih eder, ama 7-8 sayfalığını isteyen de olur. Bana sorarsanız bir uzununu bir kısasını yazıp (evet, bir tanesini bile yazmak o kadar zorken ben iki tane yazın diyorum), yayınevinin tercihine göre gönderin. Bunu bir oturuşta yazmaya çalışmayın, üzerinde en az bir hafta vakit harcayın. Yazdıktan sonra kenara koyun, ertesi gün taze kafayla yeniden okuyun, düzeltmelerinizi yapın, tekrar kenara koyun ve yapacak düzeltmeniz kalmayana kadar tekrar edin.
  2. Bir önceki maddede sinopsis yazmanın belli bir formülü yoktur dedim, ama ille de bir rehber isteyen, şu tarifi uygulayabilir: Ana karakteri tanıt, problemi açığa çıkar, sonunu getir. Evet, doğru okudunuz, sonunda ne olduğunu anlatın. Editör sonunun güzel bağlanıp bağlanmadığını bilmek istiyor. Ona hikâyenin bitişiyle, sürprizleriyle, iniş çıkışlarıyla deliksiz bir bütün olduğunu gösterebilmeniz gerek.
  3. Sorular sorarak ilgi uyandırmaya çalışmayın. Olabildiğince sade bir dille yazın, abartıdan kaçının ve gereğinden fazla detaya girmemeye çalışın. En önemli karakterlerden başkasını tanıtmaya gerek yok, her bir olayı tek tek anlatmaya da gerek yok. Ayrıca kitabı birinci dilde yazmışsanız bile, sinopsis üçüncü dilde yazılmalıdır.
  4. Diyalog koymayın. Karakterler arasında herhangi bir konuşma geçiyorsa, bunu bir cümleyi aşmayacak şekilde özetleyin. ‘Ali ona böyle dedi, Ayşe böyle yanıtladı’ şeklinde değil, ‘Tartışmanın ardından, Ali ve Ayşe yola devam ederler’ diyebilirsiniz. Hatta, konuyla yakından ilgili değilse, tartıştıklarından söz etmeye bile lüzum yok.
  5. Son olarak, odaklanmanız gereken en önemli şey, karakterin nasıl bir dönüşümden geçtiğidir. Evet, olaylar önemlidir. Ama iyi bir kurguyu kötüsünden ayıran şey, karakterin geçirdiği ruhsal ya da fiziksel dönüşümdür. En son okuduğunuz kitabı düşünün. Ana karakter kitabın başında nasıl biriydi, sonunda nasıl birine dönüştü? Kitabınızın sinopsisini yazarken karakterinizin dönüşümünü, onun duygu ve düşüncelerinin bu maceradan nasıl etkilendiğini eklemeyi unutmayın.


Umarım bu yazı, kitabınızın seçilip basılmasına yardımcı olur. Bol şanslar!