25 Aralık 2014 Perşembe

The Strain – Çizgi Roman İnceleme


Korku türünde yazılmış, bir çizgi roman The Strain. David Lapham yazmış, Mike Huddleston çizmiş, Dark Horse yayınlamış, bize de okumak düşer. Hikaye, Guillermo Del Toro ile Chuck Hogan’ın yazdığı aynı adlı roman üçlemesinden uyarlanmış. 2014’te yayınlanmaya başlamış aynı adlı televizyon dizisi de var.

Konusu şöyle: Hava alanına iniş yapan Boeing 777 numaralı uçak, inişten hemen sonra kuleyle bütün iletişimini keser. Uçağın tüm pencereleri kapalı ve kapıları kilitlidir. Hastalık kontrol biriminden Dr Ephraim Goodweather araştırması için çağırılır. Derken kapılardan biri kendi kendine açılır. İçeri giren hastalık kontrol görevlileri ve polisler bütün yolcuları koltukların ölü vaziyette bulurlar. Yalnızca üç kişi hayattadır ve onlar da neler olduğuna dair hiçbir şey hatırlamazlar. Ve sonra uçakta başka bir şey daha bulurlar…

Çizgi romana genel olarak korku ve gizem havaları hakim. Hikaye sürükleyici ve merak uyandırıcı. Çizimler çok sade, ama gayet akıcı ve göz yormuyor. Çabuk çabuk okunmasını sağlıyor. Yalnız kanlı ve belki tiksindirici bulunacak sahneler var, uyarayım. Serinin 24 bölüm sürmesi planlanmış. TCC takımı ilk bölümlerini Türkçe olarak çevirip yayınlamaya başlamış.

Ufak bir öneri, eğer korku filmlerinden ve korku temalı diğer şeylerden çabuk etkileniyorsanız yalnız başınıza okumasanız daha iyi olabilir derim. Ben bu çizgi romana evde yalnızken başlamak gibi bir hata yaptım. Tamam hadi korku filmlerinden çok çabuk etkilenirim, ama çizgi romandan da etkilenmem herhalde arkadaş hıh demiştim. Okurken her şey gayet güzel, bir sıkıntı yok. Sonra ayıptır söylemesi cips almak için markete çıkmaya karar verdim… Her ne hikmetse sokak lambaları o gün bozulmuş, sokak zifiri karanlık. Saat öyle çok geç de değil, akşam 8 falan ancak ama etrafta kimsecikler yok. Caddeye ulaştığımda, normalde karşıdan karşıya geçemeyeceğiniz caddede tek bir araba bile yok. Markete girene kadar etrafta hiçbir canlı göremedim desem yeridir. Anormal bir ıssızlık ve sessizlik var, ne bir araba ne bir insan hiçbir şey yok, sadece karanlık bomboş sokaklar... Market de kapalı ya da içerisi boş olsa herhalde çığlık atıp amaçsızca koşmaya başlardım diye düşünüyorum. Dahası, dönüşte yeniden bizim sokağa girdiğimde, sokağın karşısından bana doğru gelen ve başı öne eğik şekilde ve aşırı yavaş yürüyen bir adam gördüm. Kendimi eve atana kadar nasıl bir gerilim yaşadım anlatamam. Kısacası ben çizgi romanın korku unsurunu işlemesini gayet başarılı ve etkili buldum. İnanmıyorsanız cips almaya çıkın!