15 Aralık 2014 Pazartesi

Mister Terrific New 52 İnceleme


DC New 52 basımlarına Mister Terrific başlığını da eklemiş, fakat iyi mi yapmış bilemeyeceğim. Sekiz sayı sonra Mister Terrific’i Earth 2’ye transfer ederek seriye noktayı koymuşlar. Sebebini anlamak çok da zor değil açıkçası.
Konusuna kısaca değinecek olursak, dünyanın en zeki üçüncü adamıdır Michael Holt. İlk ikisinin kim olduğunu ben de merak ediyorum, ama şu an için Michael Holt’la bir ilgileri yok. Teknoloji tabanlı bir süper kahraman Mister Terrific. T-Sphere (T-Küreleri) dediği uçan küçük teknolojik topçuklar kullanıyor. İki tanesinin üzerine basıp uçan paten olarak kullanmak tutun, bilgisayar bozmaya kadar çok amaçlı kullanılabiliyor bu küçük topçuklar. Bunun haricinde dünyanın en iyi atletlerinden biri olduğu söyleniyor ve atlama zıplama çevikliğe dayalı fiziksel özellikleri dövüş becerileri gayet yerinde. Ama herhangi bir doğa üstü süper gücü yok.

Aynı zamanda silah sanayisi başta olmak üzere çok sayıda şirket sahibi. Zengin bir playboy olarak gösteriyor kendini. Ateist, rasyonel, kuşkucu bir yapısı var. Kollarındaki dövmelerden de anlaşılacağı üzere adil oynamaya önem veriyor. Zenginliği, zekası, şirketi, teknolojiye dayalı bir süper kahraman olması ve playboy kamuflajı bana Tony Stark’ı hatırlattı biraz, ama karakterinin işlenmesi Tony’ninkinden çok daha farklı olmaz. Şahsi düşüncem, Michael Holt’un karakteri yeterince derin işlenememiş bu seride. Karakter olarak çok güzel malzemeler veren bir karakter, ama bu saydığım özelliklerin hepsini o küçük düşünce kutucuklarında bu şekilde ifade edildikleri için anlayabiliyoruz. Yoksa bunların uygulamasını çok iyi gösterememiş, okuyucuya pek fazla hissettirememişler bence.

Bir başka eleştirdiğim nokta da Michael Holt’un dünyanın en zeki üçüncü adamı olması, ama bu zekasının boşa harcanması oldu. Dünyanın en zeki üçüncü adamından ben nefes kesici planlar, on adım ötesini görüp, “Vay başından beri bunu mu planlamış” efektleri yaratabilmesini beklerdir. Prison Break’teki Michael Scofield’ın yaptığı gibi mesela nefes kesici şaşırtıcı planlar hazırlayabilir, her aksiliği (en azından çoğunu) öngörüp ayağını ona göre denk alabilir, bizi de zekasıyla hayran bırakabilirdi bu şekilde. Ama bunun yerine Mister Terrific’in zekasını bol bol anlamadığımız dilde teknoloji konuşmaları, bilimsel analizler vesaire ile göstermeye çalışmışlar. Atletik özelliklere sahip sıradan bir “nerd”den pek farklı görünmemiş gözüme. Ben şahsen dünyanın en zeki üçüncü adamından her zaman on adım önde olarak okuyucuyu şaşırtmasını, saçma sapan hatalara düşmemesini beklerdim.

DC’nin okuduğum ikinci New 52 basımı oluyor Mister Terrific ve ikisi de beni çok fazla etkilemedi açıkçası. Üçüncü ne olsa da New 52’nin imajını kurtarsa diye düşünüyorum.

İlgili yazılar: