13 Temmuz 2014 Pazar

İnceleme - Deadpool Marvel Evrenini Öldürüyor


Deadpool Marvel Evrenini Öldürüyor'u daha yeni bitirdim ve ağzımda bıraktığı çürük yumurta ile bozuk sütün eşsiz karışımı iğrenç bir tatla oturdum bu incelemeyi yazıyorum ve ilk cümleyi bile bitirmeden sizi uyarmama izin verin: Okumayın!

Şimdi, öncelikle buna başlamadan önce benim Deadpool'a karşı herhangi bir gıcıklığım yoktu, onu bilmenizi isterim. Hatta ben onu komik ve sempatik buluyor, seviyordum. Ama eğer bu çok konuşan kafadan kontak kiralık katile az da olsa kıl oluyorsanız kesinlikle bu seriden uzak durun, sizi daha fazla gıcık etmekten başka bir işe yaramaz!

Serinin ne zaman, kim tarafından, nasıl bir motivasyonla yazıldığını bilmiyorum, artık umurumda da değil. Sadece JBC yayınevinden Türkçe'sinin yayınlanmış olduğu bilgisini vereyim.

Gelelim konusuna... X-Men takımı Deadpool'u akıl hastanesine yatırmanın ona yardım edeceğini düşünmüşler. Alışılmışın dışı tedaviler uygulayan ve hepsinden çok iyi sonuçlar alan bir doktor var. Fakat doktor aslında Psycho-Man çıkar ve Psycho-Man şunu çözmüştür: Bu süper kahramanlar bütün kötüleri yahu bunlar kafayı sıyırmış diye akıl hastanesine yatırıyor ya, o da uyguladığı çığır açıcı yöntemlerle onları köleleştirip kötüler ordusuyla dünyaya hükmedecek...


Evet, gördüğünüz gibi yine çok yaratıcı bir kötü adam var karşımızda. Eh tabi uğraştığı şey Deadpool’un eşsiz deliliği olunca, yaptığı tedavi ters tepiyor ve Deadpool’un kafasında konuşan o çeşitli seslerin hepsini susturarak yalnızca birini, en tehlikeli ve aynı zamanda en mantıklısını uyandırıyor. Bu ses Deadpool’a etrafındaki her şeyin ne kadar anlamsız olduğunu göstererek en iyisinin herkesi ve her şeyi öldürmek olduğuna ikna ediyor.


Bu noktaya kadar yaptığım uyarıların hiçbirini dikkate almadıysanız gidin alın çizgi romanı okuyun, siz bilirsiniz. Bu noktadan sonra dört sayının tamamında olan bitenleri anlatacağım, sürpriz bozulmasın isteyenler okumaya devam etmesinler.

Fantastik Dörtlü, Örümcek Adam, Avengers, X-Men, Hulk, Punisher, bunların kötü adamları ve Watcher, Taskmaster gibi tarafsızları bile öldürüyor bu dört bölüm boyunca. Kafasındaki sesin ona gösterdiği şey, Marvel evreninin aslında bir çizgi roman olduğuymuş. Yaşıyoruz, savaşıyoruz, acı çekiyoruz, sonra da bir şekilde hayata geri getirilmek için ölüyoruz peki ne için? Birilerini eğlendirmek için, tadında şeyler söylüyor. Gerçeği keşfettiği açısından bakılırsa aslında herkesden akıllı bile denebilir. Hatta bir ara Wolverine’i öldürüyor, ertesi sayıda Wolverine tekrar karşısına çıkıyor ve Deadpool diyor ki, “Seni ne kadar öldürürsem öldüreyim geri döneceksin biliyorum. Çünkü senin esas mutant gücün iyileşme değil, popülerliğin,” diyor. (Hatta bunu söylerken bana göre Wolverine geri dönecek mi tartışmalarına da net yanıt vermiş).


Nihayetinde bir sonradan popüler olmuş Deadpool, Marvel’ın bütün esaslı, köklü kahramanlarını dört sayıda çatır çatır öldürüyor. 60’lı 70’lı yıllardan beri uğraşan kötü adamların yapmaya çalıştıklarını Deadpool birkaç sayfada hallediyor. Onca tecrübeli kahramanın bu kadar basit şekillerde ölmesi tek kelimeyle saçma, hatta iticiydi. Daha fazlasını hak ediyorlar. X-Men’i Murderworld’de öldürdü ya! Gariban Arcade’in saçları ağarmış Murderworld inşa edecem de X-Men’i öldürecem diye… Hayır adaletli olmaya çalışıyorum, hadi Deadpool deli diye önceden kestirilemiyor, bu ona sürpriz imkanı veriyor. Bir de adam nihayetinde kiralık katil, suikast onun işi diyorum. Ama yok muydu Deadpool kadar delisi, katili, suikastçisi? Ya da neden o kötülerin hiçbirinin aklına Deadpool’u kiralamak gelmemiş?


Nihayetinde Deadpool "epik" diye tanımlanabilecek birçok varlığı da öldürdükten sonra evrenler arası geçitlerden geçerek bizim evrene geliyor ve çizgi romanın yazarlarının ofisini buluyor. Yazarlar eşzamanlı olarak adım adım sahneyi, yani az sonra nasıl öleceklerini tasvir ederken Deadpool elinde kılıç onlara yaklaşıyor ve çizgi roman bu şekilde bitiyor.