26 Mayıs 2014 Pazartesi

Green Arrow New 52 - İnceleme

Yeşil Ok - New52
Uzun zamandır çizgi roman olarak Klasik X-Men okuyor ve X-Men hakkında yazıyor olduğumdan, bir değişiklik olsun diye daha yeni ve modern bir şeyler okuma ihtiyacı duymaktaydım.
Bu vesile ile DC'nin New52 grubundan Green Arrow'a başlayayım dedim. New52 arasından Green Arrow'u seçme sebebim, kardeşimin bir süre öncesine kadar Arrow dizisini izlemiş ve "Fazlasıyla Hollywoodvari olsa da hikaye güzel" yorumu yapmış olması..(Hollywoodvari tanımına yüklediği anlam, fazlasıyla sık ve abartılı özel efektlere sahip oluşu). Dizinin kendisini izlemediğim için kardeşimin yorumu hakkında bir yorum yapamasam da çizgi romanı hakkında kısa bir inceleme yapabileceğim.
Öncelikle, çizgi roman J.T Krul tarafından yaratılmış ve Dan Jurgens ile George Perez tarafından kaleme alınmış. (üçünün de kim olduğu hakkında hiçbir fikrim yok ama ille de bilmek istiyorsanız diye işte). İlk basımı 2011 Kasım'da olmuş. En son 31. sayısı çıkmış ve devam ediyor.
Green Arrow 1983 ilk baskı
İlk sayısının kapağını görür görmez ilk izlenimim, Oliver Queen'in çizgilerden ibaret o haliyle birçok ekran yüzünden daha yakışıklı olduğuydu. Dan Jurgens onu özene bezene çizmiş. Bir de başlamadan önce azıcık karıştırıp çizgi romanın 1983 yılındaki ilk baskısına ulaşınca, kahramanımızın şu anki haline yakışıklı dememek mümkün değil. Green Arrow'un Vol 1'i yalnızca 4 sayı sürmüş. Daha sonra çeşitli yıllarda 6 vol daha yayınlanmış. New52 aslında Green Arrow'un altıncı volume'u oluyor.
New52 ile tamamen yeni bir Green Arrow sayfası açmış DC. Çizimler gıcır gıcır, mükemmel. Açıkçası bu seriyi seçerken aynı zamanda göz ziyafeti yaşayacağımı da umuyordum ve yanılmadım da. Gerçekten tatmin ediciydi. Fakat hikaye tam bir hayal kırıklığıydı. Hatta ortada insanı içine çeken, merak ettiren, saran, elle tutulur bir hikaye bile yoktu. Çizgi roman yalnızca Oliver Queen'in teknolojik oklar atarak kötü adamları yenmesi, yendiklerinin yerine de mantar gibi yeni kötü adamlar çıkması üzerine.
Açıkçası ilk birkaç sayıda teknolojinin bizi nasıl yozlaştırdığı, fakat esasında teknolojiyi iyi ya da kötü yapanın insan olduğu yönünde çok aydınlatıcı mesajlar vererek başlamıştı. Gerçekçi olmak gerekirse, eğer gerçek hayatta süper güçlere sahip insanlar olsa, aynı çizgi romanda çizildiği gibi adamların her hareketini sosyal medyada takip eden beyinsiz fanlar ortaya çıkardı. Yeni nesil sosyal medya kültürünü çok güzel yerleştirmişler çizgi roman dünyasına ve bu yönünü gerçekten takdir ettim. İlk birkaç bölümde çalışmayı ilgi çekici kılan tek şey de bu detaydı zaten. Fakat sonraları o sayfa kapanıp Green Arrow birbirinden alakasız başka maceralara atılmaya başlayınca bana göre cazibesi kayboldu.
Bu çizgi romana başlarken Green Arrow hakkında bir şeyler öğreneyim, kimdir bu adam, olayı nedir, baş düşmanları kimlerdir, ortakları kimlerdir, hayattaki en büyük amacı nedir, pizzayı neli sever, boş vakitlerinde ne yapar, görüştüğü birileri var mı, neden ok, her bir şeyini öğrenmek istemiştim. İşten kaçan bir zengin çocuğu olmasından başka pek bir şey öğrenemedim. Dolayısıyla bu New52 yapımını Green Arrow'u zaten az çok tanıyan ve sadece aksiyon görmek isteyen kişiler dışında kimseye tavsiye etmem.