1 Şubat 2014 Cumartesi

Asil Harap - 6 - Sis


    Beşinci gün yürümeye başladıklarında, Vortix’i telaşlı bir aciliyet hissi sarmıştı. Yol boyunca ipleri üzerinde uğraşamayacak olduğundan kartalı sıkıca kapattığı ellerinin içine sakladı. Vakitleri tükenmişti. O akşama kadar bir şeyler yapamazsa Anaç’ı öldüreceklerdi! Gece boyunca nöbetçilerinin dikkatini çekmemek için olabildiğince yavaş çalışmış ve dirseklerinin etrafını saran iplerden ancak birini yarısına kadar kesebilmişti. Kollarını açmaya çalışıp ipleri zorladı. Bu şekilde esnetirse belki akşama kadar daha da zayıflatabilirdi.
    Çabaları fazla sonuç vermedi. Akşam yeniden yere yatırıldığında, hararetle iplerini kesmeye devam etti. Onun, Rovas’ın ve Luudman’ın bacaklarını bağlayıp, Anaç’ı sürükleyerek götürdüler. Rovas ve Luudman nafile bir çabayla debelenip bağırdılar. Bu çabaları onları iplerinden kurtaramasa da, en azından yaedin dikkatini üzerlerinde tutarak Vortix’in daha hızlı çalışmasına olanak sağlamıştı.

    Vortix kıvranarak kolyeyi iplere sürttü. Her hareketinde ipin hışırdayarak daha fazla inceldiğini hissediyordu. Can havliyle çırpınan ve zaptetmek için dört yaedin üzerine abandığı Anaç’ı, karların içerisinde zayıf, eğri ve yalnız görünüşlü bir ağacın yanına götürüp yere yatırdılar. Luudman doğrulmayı başarmış, fakat göğsüne yediği bir tekmeyle yeniden yere serilmişti. Vortix kolyeyi son kez sertçe çekmesiyle ipin koptuğunu hissetti. Aynı anda Tek Kol’la göz göze geldi. Yüzünde çarpık bir ifade beliren yaed, sağlam koluyla Vortix’i işaret ederek Yaedce bir şeyler bağırdı.
    Vortix bütün gücüyle kollarını açarak ipleri esnetti. Tek Kol hırsla üzerine koşarken, kaslarının şişerek ipleri yırttığını hissetti. Bileklerindeki kabuk tutmuş yaralar zorlandıkları için sızlayarak kanamaya başladılar. Hem bileklerindeki hem kollarındaki iplerin koptuğunu ani bir serbestlik hissiyle anlayan Vortix, ellerini tamamen iplerden kurtarmak için çırpınırken, Tek Kol yanına yetişti.
    Tek kollu yaedin onu bir tekmeyle diğer tarafa yuvarlaması aslında Vortix’in işine yaradı ve ipten kurtularak ellerinin tamamen serbest kalmasını sağladı. Dönerek avucunda sıkıca tuttuğu kartalı üzerine eğilen yaedin gözüne sapladı. Tek Kol şaşkın bir ses çıkarıp gerilerken Vortix doğruldu. Yaedin günlerdir onları korkutma çabasıyla şişine şişine gösterdiği belindeki kıvrımlı bıçağa hamle yaptı. Göz açıp kapayana kadar bıçağı çekti, onu Tek Kol’un göğsüne sapladı ve tekrar geri çekerek bacaklarındaki ipleri kesmek için eğildi.
    Bıçak Vortix’in bacaklarındaki iplere henüz değmişti ki, uzun boylu bir yaed üzerine atladı. Ondan kurtulmaya çalışırken bir başkası elindeki bıçağa tekme attı. Vortix sırtındaki yaedin koluna yapışıp öne doğru yuvarlanarak onu ileri fırlattı ve bir başkasıyla çarpışıp yere yuvarlanmalarına sebep oldu. Bir sonraki nöbetçinin tekme atmak için kaldırdığı ayağını tutup çekerek yere düşürdü. Ama aynı ayağın menzilinden çıkamadan çenesine sert bir topuk yedi. Darbenin şiddetinden gözlerinin gerisinde parlak yıldızlar belirmişti. Aynı yaed mi ayağa kalkmıştı yoksa başka biri mi yetişmişti bilmiyordu, ama neredeyse boynunu kıracak şiddetteki ikinci tekme kulağının tam üzerine geldi. Vortix soğuk bir karanlığa düştü.
    O akşam rüzgar kesilmişti ve sisli bir hava yıldızları gözden saklamıştı.

*

    Korkunç bir baş ağrısı ve yüzünü donduran bir soğuk tarafından uyandırıldı. Karın içinde yüzüstü yatıyordu. Soğuk, burnunu ve dudaklarını uyuşturmuştu. Kollarının bu kez rahatsız edici bir sıkılıkta arkasından bağlanmış olduğunu fark etti. Başını güçlükle kaldırıp etrafına bakındı. Gözleri Rovas’ın kızarmış gözlerini buldu. Luudman boş bir ifadeyle gri gökyüzüne bakıyordu. Vortix göreceği şeyden korkarak başını Anaç’ın bacaklarından asıldığı ağaca çevirdi.
    İki tanesi başlarında olmak üzere dört nöbetçinin düzenli adımlarla turladığı kamp alanı, uyku sessizliğine bürünmüştü. Ağaca asılı kimse yoktu, yalnızca dibinde kan vardı. Karların arasında koca bir göl oluşturacak kadar çok kan! Vortix içini yakan bir acıyla inledi. Soğuk, gözlerinden süzülen yaşları dondurdu. Başını yere gömüp uzun bir süre hıçkırıklarını bastırarak ağladı.

Asil Harap - 5 - Bronz Kartal
Asil Harap - 7 - Görev