8 Ocak 2014 Çarşamba

İnceleme - Being Human


Being Human, ilk kez 2008 yılında, İngiliz yapımı olarak vizyona giren bir dizi. Beş sezon süren yapımın daha sonra Amerikan versiyonu da çekilmiş. Benim İngiliz versiyonunu izleme imkanım olmadı, yalnızca Amerikan versiyonu üzerinde yorum yapabileceğim.


Yukarıdaki Amerikan, aşağıdaki İngiliz versiyonları

Dizi, ev arkadaşı olan bir vampir, bir kurtadam ve bir hayaletin olabildiğince normal bir yaşam sürme çabalarını anlatıyor. Eh, tabi üçü de birer “canavar” olduğu için, tökezledikleri anlar oluyor tabi.

Josh bir kurtadam. İki yıl önce bir arkadaşıyla çıktığı kamp gezisinde saldırıya uğramış. Arkadaşı ölmüş, kendisi ise kurtadam laneti ile birlikte yaralı kurtulmuş. Lanet yüzünden nişanlısını, ailesini, okulunu (MIT bu arada) ve muhteşem hayatını, hiçbir açıklama yapmadan terk eder ve sıradan bir hastanede hastabakıcı olarak işe başlar. Aynı hastanede hemşire olarak çalışan vampir Aidan’la tanışır. Aidan geçmişte acımasız bir katil olsa da, eski hayatını bırakmış, hastaneden çaldığı kanlarla beslenen, iyi olmaya çalışan bir vampirdir. Fakat eski patronu/arkadaşı/efendisi Bishop, o canavar Aidan’ı geri isterken bunu yapması hiç kolay olmayacaktır. 

Josh ve Aidan, olabildiğince normal yaşama isteğiyle bir ev tutarlar. Fakat evin eski sahibesi Sally, trajik ölümünün ardından evde hapis kalmıştır. Aynı zamanda evin sahibi olan ve sık sık eve uğrayan eski nişanlısını da hâlâ unutamamıştır.  Yarım kalan işlerini bitirmeden ne dünyayı ne de evi terk edemeyecektir.

Being Human'da benim en çok hoşuma giden karakter Aidan oldu. Sally de Josh da sürekli kendi lanetleriyle boğuşur, kendi sorunlarını hep dünyanın en büyük problemleriymiş gibi görürken, Aidan başında ne tür belalar olursa olsun, hep kendi dertlerini ikinci olana atıp onları dinler, yardımcı olmaya çalışır. Fazlasıyla endişeli, panik ve biraz da bencil bir karakteri olan Josh’ın kimi zaman başındaki belaları, dürtüleriyle başa çıkmak için ne denli uğraştığını bilmeden Aidan’ı umursamamakla, anlayışsızlıkla ya da düşüncesizlikle suçlaması, bana hem ironik hem sinir bozucu gelir. Ama mükemmel hayatını terk etmek zorunda kalıp da şimdi olabildiğince normal bir yaşam sürme şansını kaybetmek istemeyen Josh’ı da suçlamamak gerekir.


Oldukça eğlenceli bir yapım. Dördüncü sezonu 13 Ocak’ta vizyona girecek olan yapımın fragmanını buradan izleyebilirsiniz.