X-Men Çizgi Roman Okuma Listesi


Ne zamandır X-Men’in çizgi romanlarına başlamak istiyor, fakat bunu bir süredir erteliyordum. Her ne kadar böyle uzun süren çizgi roman serileri defalarca farklı yazarlar ve çizerler tarafından yeniden yapılmış, farklı evrenleri ve farklı versiyonları yaratılmış, yani işte şu başıdır, şu da sonudur diyebilmemiz pek mümkün olmasa da, ben bu tarz serilere olabildiğince en başından başlamak isterim. 

Bir çizgi romanı açıp okurken bir kötü adam çıkıp da, “Hımm, yine karşılaştık, bu kez beni yenemeyeceksin,” gibisinden şeyler söylediğinde, kendimi çok şey kaçırmış gibi hisseder ve önceki karşılaşmalarını tüm detaylarıyla bilmek isterim. Bu noktada wiki kullanıp çizgi roman okumanın bütün havasını kaçırmak söz konusu bile değildir. Dolayısıyla X-Men’e nereden başlayacağıma karar vermek için uzun süre araştırma yaptım ve denediğim sonuçtan son derece memnun kaldım. Ama günümüzdeki popüler X-Men argümanlarına daha kısa yoldan ve daha az eziyetle ulaşmak isteyenler için de bu X-Men Modern Okuma Listesi faydalı olabilir.


X-Men ilk sayısı 1963
Çizgi roman ilk olarak Eylül 1963 tarihinde X-Men ismiyle yayınlanmış olsa da, daha sonradan aynı serinin ismi “Uncanny X-Men” olarak devam etmiştir. Seri 1970’de fazla ilgi görmediği için iptal edilmiş, fakat 1975’te yeni ve daha uluslarası bir X-Men takımı ile yeniden yayınlanmaya başlamıştır. Daha sonra serinin “Astonishing X-Men,” “New X-Men,” “Ultimate X-Men” gibi yan serileri de yayınlanmış olsa da, ben onlara henüz girişmedim, şimdilik sadece Uncanny hakkında yazacağım.

X-Men/Uncanny X-Men’in ilk 544 sayısını sağolsun bir arkadaşımdan (İngilizce olarak) buldum, ilk sayıyı okudum ve… şey ehmmm... pek sevmedim. İlk X-Men takımı Cyclops, Angel, Beast, Iceman ve Marvel Girl (Jean Grey)’den oluşuyordu. Daha önce hiç X-Men çizgi romanı okumamış ve X-Men bilgisi Fox Kids’de yayınlanan X-Men çizgi filmleri ile Hugh Jackman’dan öteye gitmeyen biri olarak orijinal takıma şaşırdığımı söylemeliyim. Zira ilk üç filmde Angel’ın sadece 4 sahnesi olduğunu hatırlıyorum ve Iceman de forma giymesine bile zar zor izin verilen bir tıfıldı. Wolverine yoktu! Evet, X-Men deyince insanların ilk aklına gelen o pençelerin orijinal takımda olmayışı hayal kırıklığına uğratmıştı. Ama ilk bölümü travmatik bulmamın sebebi bu değil, çizimler ve hikayelerin basitliği idi.

X-Men Iceman'in ilk hali
Şimdi seriye başlarken beklentilerimi fazla yüksek tutmamıştım. Daha önce aynı yaklaşımla Batman’in 1940’larda yayınlanan ilk bölümlerini okumuştum, o yüzden aşağı yukarı nasıl bir kaliteyle karşılaşabileceğimi tahmin ediyordum. Ama Iceman’i bildiğiniz kardan adam gibi görmeye, Beast’in çirkin ayaklarına ve o kostümlere hazırlıklı değildim. Dahası, çok sevdiğim Cyclops’un ilk ismi Scott Summers değil Slim Summers idi! Yani gözlerinden ışın saçan, süper güçlü, yakışıklı ve son derece karizmatik bir süper kahraman yaratıyorsun ve tutup da adını Slim koyuyorsun! İlk bölümün hikayesinde de aradığım derinliği bulamadıktan sonra biraz hayal kırıklığıyla kapattım, ama yılmadım.

İnternette bulduğum bir okuma listesinin tavsiyesine uyup 1975’te yayınlanan ve "Giant Size X-Men" adıyla geçen kısa sayıyı buldum ve onu okumaya başladım. Orijinal X-Men takımının başları belaya girer, içlerinden yalnızca Cyclops kurtulur. Profesör Xavier dünyayı dolaşıp çeşitli ülkelerden topladığı mutantlarla yeni X-Men takımını oluşturur ve onları Cyclops önderliğinde eski X-Men’i kurtarmaya gönderir. Yeni takıma Kanada’dan Wolverine, Kenya’dan Storm, Almanya’dan Nightcrawler, Sibirya’dan Colossus, İrlanda’dan Banshee, Thunderbird isimli bir Kızılderili ve Japonya’dan ise Sunfire isimli bir tripcan katılır. Yeni takım eski takımı kurtarır, eski takım emekliye ayrılır, Cyclops X-Men’i bırakamayacağına karar verip yeni takıma önderlik eder.

Giant Size X-Men
Takım üyelerini toparlama safhası genel olarak aceleye getirilmiş gibi olsa da, bu sayıda en çok hoşuma giden kısım, Profesor Xavier'ın Storm'u ikna etmek için söyledikleri oldu:

"Burada bir ülkeye sahipsin Ororo ve sana tapan insanların var. Ben sana bir dünya teklif ediyorum ve senden korkacak, nefret edecek, ama sana ihtiyacı olacak insanlar. Sana teklif ettiğim bu dünya güzel değil, ama gerçek. Şu anda içinde yaşadığın fantaziden çok daha gerçek."

Bu kısa sayıdan sonra Uncanny X-Men’e #94’ten başlayarak devam edebilirsiniz. Bu yeni takımla birlikte, hem çizim kalitesini hem de hikayeyi şaşırtıcı derecede iyi buldum. Tabi ki zamanın şartlarında çizimlerin bugünkü kadar iyi olmasını bekleyemeyiz, ama yine de epey tatmin ediciydi ve üç dört sayı sonra da hikaye sürükleyici bir hal aldı. Şu an 130'uncu sayıdayım ve sabah akşam okumaya devam etmek istiyorum. Gerçekten çok başarılı.

Seriyle ilgili en çok dikkatimi çeken şey, Wolverine ve Storm’un karakterlerinin nasıl parladığı. Genel olarak bütün bölümlerde takımın bütün üyeleri eşit miktarda sahne almış, hepsinin üzerine eşit miktarda düşülmeye çalışılmış, kimse kayırılmamış. Bir tek Cyclops eski olduğu için biraz daha ön planda duruyor, ama diğer karakterlere de derinlik katmak için çabaladıkları anlaşılıyor. Fakat diğer karakterlerin hiçbiri Wolverine ve Storm kadar parlamamış. İkisinin neden bu kadar popüler olduğu hemen anlaşılıyor. Wolverine’in agresif tavırları, itaatsizliği ve Storm’un sessiz güçlülüğü, disiplini insanı gerçekten hayran bırakıyor (bkz. Storm Neden En İyisi?)

Ben bu okuma listesini son derece başarılı ve kafa karıştırmayacak düzeyde buldum. Eğer ortalamanın üstü X-Men bilgim var, ben hemen en son olanları öğrenmek istiyorum diyorsanız daha yeni serilere bakın. Ama her şeye olabildiğince en başından başlamak, esas hikayeyi öğrenmek istiyorum, orijinal dilinde okuyabilecek kadar İngilizcem de var diyorsanız, Giant Size X-Men’den başlayıp, o bittikten sonra Uncanny’ye #94’ten devam etmenizi tavsiye ederim.

Bu arada yeni edindiğim bir bilgiye göre (teşekkürler tcctakımı) aynı serinin sevilen bazı hikayeleri ise Gerekli Şeyler Yayıncılık tarafından X-Men Klasik ismiyle Türkçe olarak basılmış! İnceleme imkanım olmadı, hangi hikayeleri seçmişler tam bilmiyorum ama, klasik hikayeler keyifli oluyor, onları özellikle okuyup bilmekte fayda var.

İlgili makaleler:

Wolverine Vol 1: İnceleme
Piotr Rasputin -Colossus- Kimdir?
X-Men Çizgi Roman Modern Okuma Listesi
Batman Çizgi Roman Okuma Listesi

Yorumlar

  1. Merhabalar, blog'umu takip etmeniz vasıtası ile şans eseri buldum diyebilirim blog'unuzu ve ilgi alanlarınız, dolayısıyla da yazılarınız ve pektabii blog'unuz çok şahane... Artık takipçinz olduğumu belirtmeliyim.

    Yazıya gelecek olursak;

    Geçtiğimiz günlerde yaşadığım hayal kırıklığının aynısını sizin de yaşadığınızı görünce gülümsemeden ve hatta yazınızın bir bölümünde kahkaha atmadan (Slim Summers mevzusu) edemedim.

    Ben de geçtiğimiz günlerde Iron Man serisini ilk bölümlerinden başlayarak tamamen okudum (En azından Civil War ve Four Nightmare ciltlerinin sonuna kadar okuduğumu düşünürsek çok az yolum kaldı) ve ilk bölümler, ciltler, o eski seriler tamamen sarsıcı darbe etkisi yapmıştı. Bir bölümde ne gördüm biliyor musununuz? Çılgın bir bilim adamı olan bir başka Iceman'e, Jack Frost'a karşı Anthony Stark'ın (isme dikkatini çekerim) savaşını izledim ve neredese klişelerden dolayı kafayı yiyordum.

    Komedi bölümlerde yok değildi. Bir bölümde resmen Demir Adam'ın Gargantus isimli bir mağara adamı tarafından köleleştirilmiş ve bu köleleşme sonucu yaşadıkları şehire dev bir duvar örmüş halka ve bu Gargantus'a karşı kimsenin aklına gelmeyecek bir fikir diyerekten duvarın altını kazarak şehre girmesi ve insanlardan köşe bucak kaçmasına tanık oldum.

    En efsanesi ise şeytani olarak ortaya çıkan ve beni darma duman eden Dr. Strange'in ilk ve asıl darbesini kızından yemesiydi.

    Tüm bu klişelere rağmen mutlaka okunmasını tavsiye ederim. Zira ben de X-Men'i baştan sona okuma keyfini asla kaçırmam. Bir çok ince noktasını bilmeme rağmen X-Men çizgi romanlarını en baştan, detaylıca okuyacağım günü şimdiden sabırsızlıkla bekliyorum. :)

    Yazı için tekrardan çok teşekkürler. :)

    YanıtlaSil
  2. Yorumunuz ve takipçiliğiniz için çok teşekkür ederim. Mümkün olduğunca ilgi çekici yazılar yazmaya devam edeceğim. Kurgu Dünyam'ı bir süredir severek takip ediyordum ben de, okudukça insanın yazası geliyor...

    Iron Man serisine filmleri hariç pek de aşina değilim aslında. Sırada bekleyen o kadar çok okumak istediğim seri var ki... Bir şeye en baştan başlamayı ne kadar sevsem de, sizin de sözünü ettikleriniz gibi bazen o klişelerden ve basitliklerden yumruk yemiş gibi olabiliyorsunuz (Batman'in denizadam'a dönüştüğü, o balık kuyruğuyla suyun altında aksiyon yaşadığı bölümün şokunu hala atlamadım).

    Yine de nostaljinin tadı başka oluyor. Kesinlikle herkes okumalı, hatta bütün çocuklar çizgi roman okuyarak büyümeli, ama işte ne yazık ki çizgi roman kültürü biraz geri kalmış bizde.

    Neyse, yorumunuz için tekrardan çok teşekkürler. En kısa zamanda Iron Man'e de başlayacağım :)

    YanıtlaSil
  3. Bak şimdi, DC'ye geçtiniz hiç olmadı. Aklıma efsane bir sahne getirmiş oldunuz böylece. :)

    Superman'in Skeletor tarafından kontrol altına alınarak He-Man'e karşı saldırmaya zorlandığı bir bölüm geliyor hemen aklıma DC evreninde nostaljiler denilince... :)

    YanıtlaSil
  4. X-Men ikiye ayrılır okuma sırası olarak.

    İlki yazıdaki gibi efsane yazar Claremont'un X-Men #94 üyle başlar.108 de ise yine efsane çizer John Bryne katılır olaya. Days of Future Past filan bu ikilinin eseridir. Stan Lee ne kadar büyük biri olsa da yazımı haylice eskimiş, şimdiki okura çok kötü gelebilir. Her karakter ne yaptığını açıklıyor vs. Claremont ise olaya derinlik ( azınlık sorunları, soap opera, karakterler arası her türlü gerilim) katmıştır denir.

    İkinci okuma sırası ise Grant Morrison'ın New X-Men 114 ile başlayan serisidir. Yenileri anlamak için en iyi başlangıç yeridir ancak bunu geçenlerde Astonishing X Men den önce okuyayım dedim . Hakikaten kötü. Ucube karakterler ve hikayeler. Bu adamı Alan Moore la kıyaslayanlar neyin kafası bilmiyorum. Bunu tamamen Astonishing deki bir kaç parça için okumak lazım. Whedon'un X-Men i Astonishing tam devamında geçiyor New X-Men'in. Ve şu kadarını söylüyim finali beni duygulandıran nadir çizgi romanlardan. Whedon'dan sonraki Astonishing yazarlarını okumak ise gereksiz.

    Burdan sonrası zaten House of M gibi büyük olaylar vs.

    Son bir not: Claremont'a sıfırdan başlamak için marvel pocketbook lar fazla iyi ve hiç cep yakmıyo. Şuradan (0.74+ kargo 4.00) 4.74 pound a türkiyeye getirebilirsiniz efsane seriyi. 200 sayfa civarı, renkli.

    ilk kitap ( #94-102):
    http://www.amazon.co.uk/Uncanny-X-Men-Genesis-Chris-Claremont/dp/1904419402/ref=sr_1_1?ie=UTF8&qid=1405377162&sr=8-1&keywords=second+genesis

    190 lara kadar filan var ve devam ediyor bildiğim kadarıyla pocketbook lar. dijital okumak içinse marvel unlimited uygulaması var 10 dolara neredeyse bütün marvel sayıları var. iki üç dokunuşla her şeye ulaştırıyor ve smart panel/ sesli panel gibi özellikler var. neyse ben şimdilik döneyim avengers disassembled'a.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili isimsiz, gizemli dostum, yorumunu okumadım içtim resmen. Ben henüz Astonishing'e, New X-Men'e falan bakamadım hiç, büyük bir azim ve kararlılıkla Uncanny'ye 94'ten başladım, şu an devam ediyorum ve çok da sürükleyici gidiyor (230'lardayım). Ömrünün sonuna kadar hiç iyilik yapmasa da onu cennete götürecek kadar çok sevap kazanmış olan bir arkadaşım bana 544 bölüm artı annual'ları vermişti zaten e-comic olarak. Sıkılmazsam eğer -ki hiç sanmıyorum- Uncanny'ye sonuna kadar devam etmeyi düşünüyorum.

      Sonra New X-Men, Astonishing ve türevlerine de geçeceğim. Şimdi önce Astanonishing sonra New X-Men 114'ten git mi diyorsun?

      Sil
    2. Uncanny'nin sonuna kadar gidebilirsen helal olsun. Claremont 'un yazmadığı kısımlar sonlara doğru çok iyi olmayabilir.
      1991'de Claremont ve Jim Lee ( Batman: Hush) X-Men Vol 2. yi, Uncanny çok uzadığı için spin-off olarak yaratmışlar lakin Claremont 3 sayı yazmış sonra ayrılmış. Yani aslında iki seri olarak devam ediyor.
      1. Uncanny ( şuan senin okuduğun 544 sayı olup 2011 de vol 2. ye geçmiş olan bir de bu X-Men vol 2 diye aslında X men Legacy olan seri .

      1991-2001 arasına genelde kötü deniyor. 2001 de Morrison kalemi eline aldığında ise olayı yeniden şekilendirip X-Men'i modern okuyucunun zevklerine vs. göre yoğuruyor. Beast'i iyice kaplan haline getirmiş mesela. Bu x Men vol 2 nin devamı Uncanny'nin değil ona göre. Ben hiç sevmedim fakat Astonishing deki bir villain'i bir de Genosha ile ilgili çok önemli bir olayı anlamak için okuyabilirsin. Zaten ilk sayıda oluyor olay.

      Astonishing'de ekip çok iyi olmuş: Cyclops, Emma Frost, Wolverine, Beast, Kitty Pride ve öldü sanılan biri geri dönüyor. Astonishing de neden Jean Grey yok, Genoshaya noldu filan takmıcaksan takmıcaksan direk Astonishing den git.

      Neticede X men Marvel'ın en karışık ve en detaylı serisi. Ben de tam anlamış değilim. Şu an en az on 13-14 tane X ana seri ve spin-off u var. İyi olanları seçip okumak lazım. Onun için Astonishing new x men ilk sayılarından sonra en mükemmel seçim olur.

      Sil
  5. Bende ipad e attım aylar önce uncanny x-men full. Sadece 4 bölüm okuyabildim =) Bahsettiğiniz gibi, yıl 60 lar olunca gerek çizimler gerekse hikaye basit ötesi geliyor. Beklentiyi minimum tutsanız dahi durum bu... 91'de başlayan vol 2 ye çizimleri yüzünden bir an önce geçmek istiyorum. Çok önceleri yarım-yamalak okumuşluğum var. Ama sabredip uncanny den en azından bi 150 sayı kadar okumak ta istiyorum.

    Geçenlerde bende arattım "x-men reading order" felan diye ancak sonrasında bin pişman oldum. Yani x-men i daha iyi kavramak için, hikaye akıcı / anlamı vede daha düzgün olsun diye parça parça (ordan-burdan) sıralamışlar. Örnek (şu şekil) :
    uncanny ilk 23 bölüm > x-men firstclass birinci seri (2006) 8 bölüm > ikinci seri 5 bölüm. Daha sonra first class special... Sonracığıma 6'dan 16 ya ve giant size x-men first class >>> uncanny 24 ten devam.... böyle böyle aralara avengers, defenders, hulk-mulk sıkıştırıp götürmüşler.

    Kimine göre doğru bir yüntem olabilir. Hatta çoğu çizgiroman sever bu tarz okuma sırasına onay verecektir. Ama bana haddinden fazla zahmetli geliyor. O yüzden bende üstteki yazıya yakın bir yöntemle gitmeyi düşünüyorum.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder