30 Aralık 2013 Pazartesi

Haber - Türkiye'ye Uyarlanan Bir Başka Dizi

Rosie Larsen'ı Kim Öldürdü?
Dizi, ilk izlemeye başladığım anda beni saran, uzun süre etkisinden kurtulamadığım, müthiş başarılı bulduğum yapımlardan biri. Halbuki konusunu ilk okuduğumda, bütün dizinin tek bir cinayeti çözmek üzerine oluşu beni biraz şüpheye düşürmüştü. Bir noktadan sonra abartır, derinleştirdikçe derinleştirir, suyunu çıkarırlar diye düşünmüştüm. Evet, epey bir derinleştirdiler, ama insanı sıkacak kadar da uçmadılar, güzel bağladılar. Hatta sonu şok ediciydi.

The Killing

Rosie Larson isimli genç bir kızın cinayetini çözmeye çalışan iki polis dedektifinin etrafında dönüyor dizi. Bu olurken de, genellikle polisiye dizilerde fazla üzerine düşülmeyen bir açı olan, kurbanın geride bıraktıklarının yaşadıkları da anlatılıyor.

Polisiye dizilerde en sinir olduğum şeylerden biri budur. 40 dakikada cinayeti çözmeye çalıştıkları ve kurbanın ailesinin duygusal çöküntüleriyle vakit harcamak istemedikleri için, aileler genelde gayet sakin ve minimum duygusallıkla çocuklarının, eşlerinin, anne babalarının cinayetleri hakkında ifade verir giderler. 

Ben Rosie Larson’ın annesinin ve babasının kızlarının ölümünü ilk öğrendikleri an kadar çarpıcı bir sahne izlediğimi hatırlamıyorum. Gerçekten o sahneyi kaç kez izlersem izleyeyim, tüylerim aynı açıyla diken diken olmaya devam ediyor.


Dizi iki sezon sürmüştü. Kızın cinayeti çözülmüş, herkes yoluna devam etmişti. Dizinin Türkçe uyarlamasının çekileceğini öğrendiğim zaman yeniden araştırma yaptım ve bir de ne göreyim? Üçüncü sezon da çekilmiş, dördüncüsü yolda! Biraz heyecan biraz korkuyla üçüncü sezonu indirmeye başladım. Korkuyorum, çünkü müthiş diziler sırf yakaladıkları reyting için uzatıldıkça bazen tadını bozabiliyor (Dexter ve Breaking Bad bunun istisnaları). Acaba devamını hiç izlemesem de hafızamda hep ‘o müthiş dizi’ olarak mı kalsa, merak ediyorum.

Şimdi gelelim habere. Sanki koskoca ülkede hiç dizi yazarı yokmuş gibi son zamanların modası oldu yabancı yayınları alıp Türkçe’leştirmek. Umutsuz Ev Kadınları, İntikam, Medcezir, Galip Derviş derken şimdi de bu. Yok ben inanıyorum oralarda seslerini duyurmaya çalışan yetenekli insanlar olduğuna, aslında şans verilse belki de çok orijinal şeyler üretilecek. Ama belki de iyi oluyor böyle, en azından dizinin çekildikçe yazılması ve bir noktadan sonra kalitesinin düşmesi riski azalıyor.

(O değil de günün birinde Breaking Bad, Dexter yada Spartaküs gibi bir yapımı uyarlamaya çalışsalar ya. Yok uyarlanır uyarlanmasına da biz full HD buz izleriz herhalde televizyonlarımızda).

Dizinin ismi Cinayet. Başrollerinde Nurgül Yeşilçay ve Engin Altan Düzyatan, cinayeti araştıran iki polis memurunu canlandırıyor.

Buyrun dizinin fragmanı:


Bu arada The Killing’in de 2007 yılında yayınlanmış olan Forbydelsen (Cinayet) isimli Danimarka dizisinin Amerikan uyarlaması olduğunu da ekleyelim. Dizinin Türkçe uyarlaması “yakında” Kanal D’de başlayacak. İyi bir uyarlama mı olacak, yoksa hayal kırıklığı mı yaratacak merakla bekliyoruz.