23 Aralık 2013 Pazartesi

Blog Hakkında

Blog yazmaya başlayacağımı birkaç yakın arkadaşıma söylediğimde verdikleri tepki “Iyh, sen de mi ya? Çok demode olmadı mı bu blog işi?” olmuştu.

Genel olarak fazla parlayan, sevilen, moda olan şeyleri olabildiğince çabuk sabote edip ortadan kaldırma eğilimimiz var. Ben modayı takip etmemek için olağanüstü çaba harcadığımdan, bu blog işlerine biraz geç başlıyorum.

Fakat arkadaşım çok yanılıyor, ben blogların asla demode olacağını düşünmüyorum.

İnsanevladının önemli bir ihtiyacı kendini ifade etmek. Yaratmak, üretmek bir içgüdü. Yazan, çizen, şarkı söyleyen, yaratıcılığını bir şekilde hayata geçirebilen bir insana, bunu milyonlarla paylaşabilme imkanı sunarsanız eğer, hiçbir toplumsal baskı bunu onun elinden alamaz artık. O yüzden bloglar, insanların üretme ve paylaşma ihtiyacı yaşadığı sürece daha demode olmayacak (en azından onların yerini alacak başka bir şey bulunana dek).

Bu blogda ben daha çok izlediğim dizilere, filmlere usta bir yorumcu olarak değil de usta bir izleyici olarak yorum yapacağım, okuduğum kitaplar ve çizgi romanlar hakkında yazacağım ve genel olarak kurgu çatısı altında önemli bulduğum haberler hakkında değişik paylaşımlarda bulunacağım. Yazmayı severim, arada bir fantastik kurgu türünde hikaye/roman tadında bir şeyler yayınlayabilirim bölüm bölüm. Bazen de sanki müthiş heyecanlı ve ilgi çekici bir hayatım varmış gibi başımdan geçen bazı şeylerle ilgili yazabilirim, mazur görün. (Tamam, tamam, gerçekten çok ilginç bir şey olmadığı sürece boş boş gevezelik etmeyeceğim, söz).

Bu blogda olabildiğince ilginç ve eğlenceli yazılar paylaşacağıma, dürüst olacağıma ve de’leri da’ları gerektiğinde ayrı yazacağıma söz veriyorum.


Eda